13 Haziran 2021 Pazar

Tac-ı Edep!..

Işığı az, sisli ve kararsızdır.

Yüreğimin hüznünü örtmese de

Yeryüzünün acısına perde oldu Kasım.

Hüznün "hı" ve "nûn"  harflerinde ararken…

"Kaybettiğin şey için üzülme!" dedi.

 

Ve ekledi...

"Kaybettim dediğin,

Aslında 'hiç' bulamadığın 'aşk' değil mi?

Ucuz değil ki aşk.

Bulmak için, yanmalı,

Yanmak için bulmalı aşk'ı.

Eğer halâ akıllıysan,

Hiç 'âşık' olmamış,

Olamamışsın demektir.

 

Belki özlem, belki hicran, belki de acı.

'Sabır ve aşk' ile giydirir tacı.

Sevgi, sevilmek, emek...

En çok da 'edep' demektir aşk.

'Aşk' ile yüreği sarıp,

Ruhu okumaktır." dedi Yâr...


Memdoğlu... 

1 Haziran 2021 Salı

Vuslat Türküsü!..


Bakınca!
Gülüyordu gözleri.
Dokundu yüreğime,
Gözlerime gülen gözleri.
Sırrı müphemdi sanki.
Anka Kuşu gibi ateş saçan gözleri.
Süzüldü Kaf Dağı’ndan,
Kondu içimdeki giz dağına.
Hangi beşer dayanırdı ki
O bakışın narına?..

Ey benim gönül çalanım!
Gör işte, bak!..
Karardı düşlerim,
Tükendi haykırışlarım.
Dikenli yollarda,
Gölgesiz kaldı hüzünlerim.
Sensizliğin sessizliğinde,
Geceyi aydınlatan yıldızlara sığındım.
Adın anıldığında,
Dile geldi lâl olmuş yüreğim.
Vuslat türküsü diye,
Yine seni söyledim,
Yine seni diledim…

Memdoğlu…

5 Mayıs 2021 Çarşamba

Ateş ve Gül!..

Seni sevdiğimi fısıldadım kırmızı güle.

Belki koklarsın diye, değmek için tenine…

“Bilir misin, aşk da ateşe benzermiş.

Söndürmek için üflemeyegör!

Yüreğinde beslendikçe alevlenirmiş…

Yüzümdeki bu kırmızılık,

İçimdeki ateşin kızıllığıdır.

Yanarken yakamamanın sancısı,

Gülü dile getiren sevdanın acısıdır.

Dokunma, yanarsın!” dedi gül.

 

“Sinemi alt üst eden zelzele,

İçimdeki çırpınışların çarpıntısıdır…

Müebbete mahkûm etmiş sevdiğimden,

Meryem’deki İsa gibi kalmışlığımdır.

Sökülürken sevdam ilmek ilmek tenimden!

Sevgilideki yumak içinde kördüğüm oluşumdur.

Bak, evet; bak yüzümdeki kırmızılığa!..

Uyumadan yâre bakıp bakıp dalmışlığımdır.

Yola revan olmadan küllerimi savurup,

Menzile varmışlığımdır.” dedi gül.

Ateş ve gül…


Memdoğlu…


1 Nisan 2021 Perşembe

Muamma!..

Zemheri sancısı sarmış,

Yine çatmış kaşlarını.

Hüzünlü kirpikler altında,

Buğulu ıslak gözleri.

 

Tebessümün yok bugün.

Gül ey nazlı sevdiğim!.

Yeter artık ömrümü,

Ayazda dondurduğun…




 

Yürekte filizlenir,

Şiire dokunur sevdalar.

Sinemde nakışlı ismin

Benden bana gizlenir.

 

Kâh rüzgâr olup estim,

Kâh bulutlara karıştım.

Kâh dolu gibi yere düşüp,

Derdim ile dertleştim…


Sevdan yeşersin diye,

Tohum oldum gömüldüm.

Sen koktun benden bana,

Gözlerimden döküldüm.

 

Ömür ki bir muamma

Bilmedin neler çektim?

Yaşıyor sanma beni!..

Seni severken öldüm…


Memdoğlu…


29 Mart 2021 Pazartesi

Geçti Zaman!..

“Dün geçti, bugün hâlâ yaşıyor…

Yarın doğacak” dedi.

Ve şafak sökerken,

Kâinatın merkezine aktı, gitti zaman.

Su gibi, nefes gibi.

Biz de sürüklendik, an be an…

Dur dedim, dur lütfen!..

Ne bu telaş, ne bu hengâme?

“Sırr-ı ilahiyim.

Bilen için değerli,

Bilmeyen için yitik hazinelerden bir cüz…

İster razı ol sus,

İster pişman olduklarına küs.

Bendedir günün ilk alevli çırası.

Her derdin ve sıkıntının devası,

Her şeyin ilacıyım.

Duramam ancak!..

Tarihe not düşerim” dedi;

Hasret ile vuslatı,

Hayallerimin avuçlarına koydu,

Geçti zaman…

 

Memdoğlu…

 

22 Mart 2021 Pazartesi

Kimse Bilmiyor?..


Ahh kalbimin sultanı!..
Kimse bilemedi.
Ve kimse anlayamadı.
Sadece sen!..
Sen!..
Duvarlarını sevgin ile ördüğün,
Aydınlığı yüzünün güzelliği,
Işığı o karagözlerin olan…
Bir ev inşa ettin yüreğimde.


O evin kapısı,
Kalbinin sıcaklığı ve güler yüzündü.
Evin misafiri gölgen ve hayalindi.
Çaresiz kaldım işte.
Kalbimdeki yara kanıyor…
Maalesef!..
Yine kimse bilmiyor.
Hiç kimse bilmiyor…

Memdoğlu…

Kalbimin Yıldızı!..


Keşke gözlerim,
O elmas karası gözlerinde kaybolsaydı.
Ama olmadı…
Kalbimde seni gezdirdiğim
O mutlu günler son buldu.
Hayalin!..
Kalbimin yıldızı…
Gözlerin!..
Ömrümün zindanı oldu.
O zindan!..
Sadece gecemi değil…
Yüreğimi de aydınlatıyordu.
Ama artık!..
Dünya da zindan da
Kapkaranlık oldu…

Memdoğlu…