Deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Deniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2020 Pazartesi

Süreyya Yıldızı!...


Görünce o fidan boyu,
Kıskanırdı yâri köknar çamları…!
Rüzgâr estiğinde kokmaz,
Utanırdı yaylanın yaban gülleri.

Zülüfleri, uzamış tay yelesi.
Gözleri, amber balı…
Deniz gibi hırçın…
Su kadar duruydu yüreği…

Bahtım olan gönlümde  
Öyle bir yer edindi ki!?
Süreyya yıldızı olup,
Aydınlattı dünyamı.

Sevgili oldu, hasret oldu,
Yâr oldu, yaren oldu…
Ateş olup yaktı!...
Vuslata erdirdi ruhumu.

Ateş mi âşk olur!?...
Yoksa âşk mı ateş!?…
“İşte öyle!” deyip,
Bildirdik arzu halimizi.
Hakikat mi?
“Âşk” bize ateş oldu!?…

Memdoğlu…

2 Ocak 2020 Perşembe

Nar!...


Kalemimle dertleştim yine…
Yâd ettik seni.
Ben konuştum o dinledi,
O söyledi, ben hüzünlendim…
“Hüzün nimettir, kalbi olgunlaştırır” dedi.
Bir kez daha hüznüme ortak olup,
Seni yazdı kalbime…

Sen ki!...
Deniz kadar hırçın, atmaca kadar asil…
Su kadar pak, gökyüzü kadar berrak.
Çay kadar yeşil…
Demî kadar huzur verirdin.
Gözlerindi, gözlerime tebessüm eden…
Yüreğindi sır olup yüreğime akan…

Bak!...
Yokluğunda ıslandı yine avuçlarım.
Kanayan yaram değil, sadece hayallerim…
Ruh, sen de tutsak,
Yürek narında yanıyor…
Yalnızlık firarda, şiirler mahkûm,
Kelimeler dar ağacında…

Memdoğlu…

19 Kasım 2019 Salı

Göç!...


Ansızın çıkıp gittiğin gün!...
Karardı  ruhum, tükendi can özüm.
Denizde  savrulan başıboş bir sandal gibi
Sahilden sahile savruldum…
Ve bilinmeyene başladı göçüm…

İzlerini aradım koca âlemde…
Ne bir ses, ne bir nefes…
Yürüdüm yürüdüğün yollardan.
Düşlerken o heybetini…
Kalbimdeki “acı”yı hafifleten
Amberin kokun ile huzur buldum…

Hayallerim tavan aralıklarına gizlenmiş…
Ruhum, beyaz kelebeğin kanadında asılı.
Yaşarken ölmeyene, ölmek zor…
Yürek pare, pare…
Esaretim devam ediyorken…
Göçüm, son-suz-lu-ğa….


Memdoğlu…










1 Haziran 2019 Cumartesi

Her Şey Sen'i Hatırlatıyor..!


Deniz maviyi, mavi gökyüzünü…
Gökyüzü martıları, martılar özgürlüğü…
Özgürlük var olmayı, var olmak yok’luğu;
Yok’luk Sen’i, Sen her şeyi…
Her şey, yine Sen’i hatırlatıyor.

Gül bülbülü, bülbül figanı…
Figan ayrılığı, ayrılık ölümü,
Ölüm toprağı, toprak anneyi
Anne cenneti, cennet Sevgili’yi
Sevgili, sevgiyi ve şefkati hatırlatıyor.


Kâinat güzelliği, güzellik sanatı
Sanat sanatçıyı, sanatçı yapıyı,
Yapı ustayı, usta yolculuğu…
Yolculuk dostu, dost vefayı…
Vefa, ahde vefayı, ahde vefa Sen’i hatırlatıyor.

Ağaç çınarı, çınar tarihi,
Dal kardeşi, kardeş birliği,
Birlik gücü, güç adaleti…
Adalet eşitliği, eşitlik hakkı
Hak O’nu, O; tevhidi hatırlatıyor.

Günbatımı yıldızları, yıldızlar ışığı,
Işık geceyi, gece karanlığı…
Karanlık mumu, mum aydınlığı,
Aydınlık kalbi, kalp Yâr’i
Yâr ise kavuşmayı, vuslatı hatırlatıyor….

Memdoğlu…

6 Mayıs 2019 Pazartesi

Bir Bahar Gecesi!...


Gün çoktan bitmiş…
Bahar henüz tasvirlerini göstermeden,
Yağmur yağmaya başlamış…
Geceye, yine hüzün çökmüştü…

Yağmur dindiğinde!…
Körfezin durgun sularına,
Bulutların arkasından çıkan hilalin,
O eşsiz görüntüsü yansımıştı…

Deniz tefekkür halinde,
Rüzgâr, hasreti terennüm ediyordu…
Sazlıklar kıyama durmuş,
Kuşlar, O’nu anmakla meşguldüler…

Hilal ellerimi tutmamış…
Güneş dünyamı aydınlatmamış…
Körfez yalnızlığımı gidermemiş…
Ruhumun kışı sona ermemişti…

Memdoğlu…

15 Ekim 2018 Pazartesi

Sürgün Yedim Dün Gece!...


Sürgün yedim dün gece…
Önce düşüncelerim, sonra haykırışlarım
Kırık kalemimden yırtık kâğıda süzülen umutlarımla birlikte…
Yâr’e ulaşmaya çalışan hayallerim de sürgün yedi…

Soğuğun içimi titrettiği ıssız ve karanlık saatlerde
Şehrin cadde ve sokaklarını aydınlatan…
Ay da yıldızlar da sürgün yedi dün gece.

Dalgakıranları yorgun, gemileri firarda,
Kuğu ve kazların uğramayıp,
Martıların uçmadığı limanlar da sürgün yedi dün gece

Okyanusa vurgun deniz fenerine inat,
Gece ayaza bürünürken gökyüzünü aydınlatan
Şimşekler de sürgün yedi

Direkleri sevgiden kurulu gönül köprüsü üzerinden yürüyüp,
Yeşile kuşanmış derin vadilere kanat çırptığım,
O masum rüyalarım da sürgün yedi dün gece…

Memdoğlu…

8 Aralık 2014 Pazartesi

Zaman...!


Dünyaya geldiğin zamandır, zaman
Geçmişin kitaplara sığdırıldığı tarih,
Geleceğin bitmeyen hayalidir.
Huzurlu günlerin resmi…
Kimi zaman feryadın adıdır zaman

Güneşin hem doğuşu, hem de batışı,
Denizlerde oluşan yakamozların ışıltısıdır.
Gökyüzündeki güzelliğin sembolüdür zaman

Baharın rengi, yazın sıcaklığı,
Sonbaharda göçmen kuşların hüzünlü ayrılışı,
Uzun, soğuk kış gecelerin bilmecesidir zaman

Dünyanın paha biçilmez mücevheridir.
Kıymetini bilemeyip, ucuza sattığımız,
Bazen boşuna harcadığımız ömrümüzün adıdır zaman.

Anın yaşanması, hayatın seyri,
Düşünce gemisiyle maziye yapılan bir yolculuk olsa da
Tersine akışı olmayan nehrin adıdır zaman.

Varlığını kabul ettiğimiz, inandığımız
Ama bir türlü hazırlığını yapamadığımız
Ve ansızın kapımızı çalan sonun,
Ölümün adıdır ZAMAN...

Memdoğlu…