mum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Haziran 2019 Cumartesi

Her Şey Sen'i Hatırlatıyor..!


Deniz maviyi, mavi gökyüzünü…
Gökyüzü martıları, martılar özgürlüğü…
Özgürlük var olmayı, var olmak yok’luğu;
Yok’luk Sen’i, Sen her şeyi…
Her şey, yine Sen’i hatırlatıyor.

Gül bülbülü, bülbül figanı…
Figan ayrılığı, ayrılık ölümü,
Ölüm toprağı, toprak anneyi
Anne cenneti, cennet Sevgili’yi
Sevgili, sevgiyi ve şefkati hatırlatıyor.


Kâinat güzelliği, güzellik sanatı
Sanat sanatçıyı, sanatçı yapıyı,
Yapı ustayı, usta yolculuğu…
Yolculuk dostu, dost vefayı…
Vefa, ahde vefayı, ahde vefa Sen’i hatırlatıyor.

Ağaç çınarı, çınar tarihi,
Dal kardeşi, kardeş birliği,
Birlik gücü, güç adaleti…
Adalet eşitliği, eşitlik hakkı
Hak O’nu, O; tevhidi hatırlatıyor.

Günbatımı yıldızları, yıldızlar ışığı,
Işık geceyi, gece karanlığı…
Karanlık mumu, mum aydınlığı,
Aydınlık kalbi, kalp Yâr’i
Yâr ise kavuşmayı, vuslatı hatırlatıyor….

Memdoğlu…

9 Ocak 2019 Çarşamba

Dildare(m)!...


Adını duyduğum an, boğazım düğüm düğüm olur,
Nutkum tutulur…
Gönül mahpushanesinde,
Kalbim ilmek ilmek seni işler durur Dildâre(m)!
Gecenin ayazı üşütse de bedenimi,
Güzel gülüşünün meftunudur gözlerim,
Sıcacık…
Şehrin kötülüklerini örten sis bile
Gözlerimdeki gözlerini kapat(a)madı Dildâre(m)!…

Mumun vazifesidir, pervaneye aşkından yanması…
Görünce o cemalî, söyler misin?...
Ben nasıl yanayım ta yürekten Dildâre(m)!?
Çaresizim, bilmem kime sitem edeyim?...
Açtın yüreğimde derin bir yara.
Derdime çare, sabra katık ümit ve dua…
Dermanı için götürsün beni  o Yâr’a Dildâre(m)!?

Karayel misin ki esip, kırdın dal ve budaklarımı?
Tufan olup geçtin ömrümden…
Yağmur çiseledin, ıslattın tüm rüyalarımı.

Ah Dildare(m)!...
İlkbahar’da açan tüm çiçekleri…
Bahçendeki boynu bükük kırmızı gülleri,
Sabırla diktiğimiz kızıl lâle ve karanfilleri…
Boğaz’ın mor mu mor erguvanları…
Ülkemin en güzel çiçeklerini toplayabilirsin.
Oysa kalbimin kırıkları hâlâ yerde,
Seni bekliyor.

Söyler misin!?....
Paramparça olanı, cam kırıkları mı sandın?
Dokunma yüreğime!...
Yüreğine batar da yüreğin kanar Dildâre(m)!?...

Memdoğlu...

3 Kasım 2015 Salı

Bitmesin!...


Bitmesin!...

İlahi senfoni eşliğinde
Gökyüzünde ahenkle raks eden
Yıldızların semahı hiç bitmesin.
Hayalinle huzur bulduğum geceler bitmesin….

Sevgilinin silüeti
Gece karanlığında, ay ve yıldızlarla yol alsın.
Zulmetin ardına saklanan hakikat,
Oluk oluk insin kor gönüllere…

Çocuk cıvıltılarındaki ibrahimi gülüşler bitmesin.
Surette görünen dünya,
Ab-ı hayat ağacının koynuna sığınsın,
Saklı âlem keşfedilsin sirette…

Vuslata erdiğimiz geceler hiç bitmesin
Aşk nidalarıyla inleyen pervane coşsun…
Çember daraldıkça ateşe dokunsun…
Pervanenin şem’e olan hasreti sona ersin
Rüzgâr ile harlanıp ruhu diriltsin...

Memdoğlu...