7 Şubat 2020 Cuma

Hep Şendi Evlerimiz!...


Eskiden ahşaptandı hane kapılarımız…
Eksik olmazdı misafiri,
Hep şendi evlerimiz.
Mutlu olunca anne ve babalarımız,
Çocuklar gibi sevinir…
Sonsuzluğa kanat çırpardı yüreklerimiz…

Yastık altlarında gül kokulu keseler…
El emeği, göz nuru,
Halılarla süslenirdi duvarlar.
Karanlığı aydınlattığı gibi…
Aydınlatırdı ruhumuzu,
Başköşede asılı duran lambalar…

Tertemiz olurdu misafir odalarımız…
Minareden ezan sesi,
Besmeleyle açılırdı cümle kapılarımız.
Sobada çay, ocak da kaynardı aşımız
Şükür ve kanaat ile…
Bereketlenirdi o fakir sofralarımız…

Şimdi!..
Demirden ve çelikten olsa da kapılarımız!...
Gelmez oldu misafirler,
Mapushaneye döndü hanelerimiz.
Yozlaştırdık kültürümüzü…
İsraf ettik, insanı ve insanlığımızı…

Memdoğlu…

3 Şubat 2020 Pazartesi

Gökyüzüne Sor!?...

Mutlu olunca toprağa…
Üzülünce gökyüzüne bakardı.
Kuşlar ile uçmayı hayal eder,
“Gittiğiniz yere, beni de götürün!?” derdi.
Özgürlüğe uçmak,
Kavuşmak demekti gökyüzü...
Mavi bir düş, turkuaz örtü demekti.
Bulutlar sardığında ise
Hüzün ve gözyaşı demekti gökyüzü.

Bakarken gözlerime!..
“Toprak gibi
Bağrında ne çok giz barındırıyorsun!?” dedi.
Karanlığa müebbet ruhuma,
Aydınlığı göremeyen gözlerime,
Işık olur musun dedim?
“Bana değil, yüreğine sor?” dedi.

Gece,
Yıldızlara ve aya koynunu açan gökyüzü!
Gündüz güneşe muhtaç,
Bu yürek gözlerine.
Ey gözleriyle gökyüzünü kıskandıran sevgili!
Ay ve yıldızları kabul ettiğin gibi
Çocuksu hayallerimi de kabul eder misin?

Memdoğlu…



31 Ocak 2020 Cuma

Düşler Ülkesi TRT Haber'de!..

  Şiir, edebiyatın yeşerdiği pınarın kaynağıdır...

  Marifet, dili ya da sözü anlamakta değil, kalbî olanı anlayabilmektir...!

30 Ocak 2020 Perşembe

Yine Yaktın!...



            Renk değiştirmişti gece, karanlıktan da öte…
Sokaklar sessiz, dilimde nadide bir beste
Ellerim kimsesiz, ruhum çelikten kafeste
Yaktın bir daha,  bu kez aheste aheste…

Yine yaktın, bu kez ateş ile değil…
Yaksaydın kor ateş ile belki olurdum kül…
Kalbinin soğukluğundandı yanışım.
Kül olamadı, yandı; buza kesti bu gönül...


Yüreğindeki tipiyi, boranı, kışı, bilirim…
Ansızın bırakıp gittiğin gün yaşadım.
Âlemin can bulduğu baharı mı?
İşte onu bilmiyorum, hiç yaşamadım?...


Memdoğlu…

22 Ocak 2020 Çarşamba

Neydi Hayat!?.



Neydi hayat!?.
Bir çocuğun salıncakta sallanması gibi…
Bazen hızlı bir kaçış, bazen sessizce ağlayış…
Bazen tutsak bir âşık, bazen gökte süzülen bir kuş…
Ne kadar sıkı tutabilirsek ipleri!..
O kadar sağlam ve güzel yaşamaktı hayat…


Neydi hayat!?.
Sonu meçhul bir yolculuğa çıkar gibi…
Kimi zaman kavuşma, kimi zaman ayrılık…  
Bazen söylenmemiş bir şarkı, bazen sadece hayâl…
Yokluk gam, varlık kedere düçar iken!...
Hüzünlü bir ney taksimi dinletisiydi hayat…

Neydi hayat!?.
Bir tırtılın kozadan ipeğe dönüşmesi gibi…
Bazen gizemli bir sır, bazen girift bir bilmece…
Kimi zaman dua, bazen yürekten bir yakarış…
Günleri sayılı olan ömrümüzü ziyan edip!...
Tükettiğimiz sermayemizdi hayat…

Neydi hayat!?.
Zemheri ayazında yalın ayak dolaşmak gibi.
İftira kadar acı, adalet kadar müşfik…
Örümcek ağı kadar güvenli, bir o kadar riskli…
O’nun rızası için sevemesek de birbirimizi!?
Doğum ile ölümü bir arada yaşamaktı hayat…

Memdoğlu…

13 Ocak 2020 Pazartesi

Süreyya Yıldızı!...


Görünce o fidan boyu,
Kıskanırdı yâri köknar çamları…!
Rüzgâr estiğinde kokmaz,
Utanırdı yaylanın yaban gülleri.

Zülüfleri, uzamış tay yelesi.
Gözleri, amber balı…
Deniz gibi hırçın…
Su kadar duruydu yüreği…

Bahtım olan gönlümde  
Öyle bir yer edindi ki!?
Süreyya yıldızı olup,
Aydınlattı dünyamı.

Sevgili oldu, hasret oldu,
Yâr oldu, yaren oldu…
Ateş olup yaktı!...
Vuslata erdirdi ruhumu.

Ateş mi âşk olur!?...
Yoksa âşk mı ateş!?…
“İşte öyle!” deyip,
Bildirdik arzu halimizi.
Hakikat mi?
“Âşk” bize ateş oldu!?…

Memdoğlu…

2 Ocak 2020 Perşembe

Nar!...


Kalemimle dertleştim yine…
Yâd ettik seni.
Ben konuştum o dinledi,
O söyledi, ben hüzünlendim…
“Hüzün nimettir, kalbi olgunlaştırır” dedi.
Bir kez daha hüznüme ortak olup,
Seni yazdı kalbime…

Sen ki!...
Deniz kadar hırçın, atmaca kadar asil…
Su kadar pak, gökyüzü kadar berrak.
Çay kadar yeşil…
Demî kadar huzur verirdin.
Gözlerindi, gözlerime tebessüm eden…
Yüreğindi sır olup yüreğime akan…

Bak!...
Yokluğunda ıslandı yine avuçlarım.
Kanayan yaram değil, sadece hayallerim…
Ruh, sen de tutsak,
Yürek narında yanıyor…
Yalnızlık firarda, şiirler mahkûm,
Kelimeler dar ağacında…

Memdoğlu…