umut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
umut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2023 Cumartesi

Göçebeyiz!..


İpek böceği gibi...
Gecenin yorgunluğunu atamadan,
Birer birer, soluyor yıldızlar.
Nefes nefese, titriyor gökyüzü.
Seher vaktinde ufukta ararken seni gözlerim,
Şahidi oldum;
Susuzluktan yüreği yanan toprağın,
Yağmur ile olan kavuşmasına.
Çisil çisil yağarken yağmur,
Islanır dağlar, taşlar ve insan.
Büyüdükçe küçülür içindeki dünya.
Ararken mazideki seni,
Ansızın kaybolursun gözlerimde.
Hüzün sararken bedenini,
Sarılmak istersin hüzne.

Müşfikti göğün maviliği,
Mavinin bereketini kucaklıyor toprak,
Sancılıydı Hüzünlü Bahçe,
Kokusunu getiriyor rüzgâr.
Umuda yelken açmış,
Kıyama durmuş papatyalar.
Mütebessim hayaller yansıyor yeryüzünden.
Dua dua âminler diziliyor avuçlarıma.
Sancılanırken en derin acılarım,
Bir meçhulde gün sayıyor, yaralı yüreğim.
Göçebeyiz, zamanı çalıyor saatler,
Yaklaşıyor vakit.
Her var’lık can çekişiyor yok'luk havuzunda.
Ölüm ile hayat, kol kola.
Her kışın bir baharı,
İnsanın, "tek" baharı!..

Memdoğlu...

11 Ağustos 2022 Perşembe

Düş!..


Sevgi çiçeklerinin yeşerdiği düşünce vadisine,
Umudun ebabilleri konsun.
Dünya denen misafirhanede dinlensin ruhumuz.
Dinlensin ki!..
Mananın estetiğine vakıf olsun kalbimiz.


Gecenin sessizliğinde,
Yüreğimi titreten ateş böceği parıltıları da yok.
Ayrık otlarından tel örgü içinde…
Mahkûm düş’lerim.

Yabancıyım yine kendime.
Zaman aynı zaman…
Sahibinin mekânına demir atmış karanlık.
Gözlerimin nuruna mil çekiyor,
Cırcır böceklerinin kanat sesleri.

Öyle bir düş ki kimse bilmiyor?
Ölmeden öldüren, ölürken can veren iksir.
Omuzlarıma yüklenen yükün ağırlığını,
Sinemde yanarken yakan yıldızlara sor…

Memdoğlu…

21 Mart 2021 Pazar

Umut İşte!..


Yorgunum!..
Gökyüzünde rotasını kaybeden,
Uçurtma gibi…
Kırgınım!..
Dört bir yandan sıkıştıran hayata.
Isıtsa da güneş bedenimi!..
Çiğ yağmış, nasır tutan yüreğimin üstüne.

Uzaklara dalar, çıkmaz; gözlerim.
Samanlıkta iğne arar gibi,
Kim’i “kim?” diye bilmez, özlerim.
Umut işte, ekmeğe katık…
Umut işte!..
Yarısı içerde gömü,
Yarısı dışta batık…

Sen gittin gideli!..
İlmek ilmek dokur ellerim,
Hasreti ve yalnızlığı.
Geçtiğin yollarda gölgeni arar!..
Seni gözlerim.
Zamanın şahidi kaldırım taşlarına sor?
Hep sonbaharı yaşadı bu yürek.
Şimdi!..
Evet şimdi!
Umutla bekliyor…
İlkbaharı düş’leyerek…

Memdoğlu…

26 Haziran 2018 Salı

Sadece Bir Hayal!...



Gün ağardığında!…
Gecenin bütün karanlığına inat, her şey güzel olacaktı…
Çünkü atılan her adım, umudun yolculuğuydu.
Görülen her yeşil, dokunulan her yaprak,
Koklanan her leylak huzur penceresini aralayıp, 
Ruhumuzu saracak, kokusunu bırakacaktı…

Rengârenk kuşların dillendirdiği şarkılar,
Dilimizden dökülen nağmelere heyecan katacaktı…
Kapanan göz kapakları aralandığında!...
Hayat yeni güne yelken açacak, her şey güzel olacaktı…
Çünkü hayat, paylaşılabildiği kadar güzel.
Irmaklardan denizlere dökülen suyun seslendirdiği şiir,

Sisli bir ilkbahar sabahında,
Sonsuzluğa yayılan taze ekmek kokusu,
Rüzgârla birlikte, kokunun en saf halini yeryüzüne yayacaktı.
O ruhta saklı duran!...
Sonu gelmez hayallerimiz gerçekleşecek…
Yaşanan mutluluk, gerçek mutluluk olacaktı...

Yağmur dindiğinde!...
Her damlası dünyamızı temizleyecek…
Temiz bir dünya, aydınlık yarınlar demekti.
Toprağa düşen yağmur damlalarının rayihası,
Bulutların izlerini sürecek…
Gökkuşağına, yıldızlara uzanan bir köprü kuracaktı…

Kuşların göç mevsiminde!...
Umutlarımız vuslata kanat çırpacak…
Olmadı, olmayacak, olamayacak…
“Adaletin” bizden uzak bırakıldığı bu âlemde,
Mutluluktan beslenen bir dünya beklemek!...
Belki de bir hayaldi…
Sadece bir hayal…

Memdoğlu...

2 Haziran 2015 Salı

Vuslat...

Vakit gecenin yarısı.
Sevdan kuşatmış yine tüm benliğimi.
Oysa gecede ayrılık var, veda var, vuslat var…

Ey Sevgili!
Senden ayrı kalmak tatlı bir acı…
Döneceğini bilsem,
Bir umut der, yine beklerim.
Lakin gece durmuyor,
Sabaha, aydınlığa menzil almış akıyor.

Sevgili!
Bedenin gurbette olması ayrılık değildi.
Ruhun gurbette olması ayrılığın kendisiydi.
Hüzünlü bir vedaydı ayrılık.
Acı da olsa veda etmek, vuslata erişmenin yoluydu.

Bilmez misiz ey talip!
Vuslatta ayrılıktan söz edilmez.
Vuslata erişen kalpler, ölümsüzdür.
Ölüm, ayrılık mı?...
Bir girizgâh…
Sonsuzluğun ritmine atılmış bir adım…
Bir başlangıç…

Memdoğlu...