vakit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vakit etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2016 Cuma

Yine Ayrılık!...

Gün geçtikçe,
Saç ve sakallımdaki aklar çoğalıyor,
Yüzümdeki çizgiler daha da belirginleşiyor.
Bakışlarım donuk ve yorgun, derin ve bitkin…
Yapraklarım çoğaldıkça, söğüt ağacı misali
Omuzlarım düşüyor, dallarım kırılıyor…
Ne de çok canım yanıyor.
Gözlerimden dökülen yaşlarla birlikte,
Kirpiklerimin ıstırabı da artıyor…


Acı bir tebessümle yolcu ettiğim,
Yüreğimdeki yaralar hiç iyileşmeyecek gibi.
İki kaburgamın arasına saplanan okun acısı, 
Yavaş yavaş, bedenimi ele geçiriyor.
Ve yüreğim pare pare…
Can eriyor,
Can’dan bir parça kopuyor,
Tıp da bizim gibi çaresiz…
Yani dostlar!
Allahüâlem.
Vakit de vuslat da yaklaşıyor…

Memdoğlu

2 Haziran 2015 Salı

Vuslat...

Vakit gecenin yarısı.
Sevdan kuşatmış yine tüm benliğimi.
Oysa gecede ayrılık var, veda var, vuslat var…

Ey Sevgili!
Senden ayrı kalmak tatlı bir acı…
Döneceğini bilsem,
Bir umut der, yine beklerim.
Lakin gece durmuyor,
Sabaha, aydınlığa menzil almış akıyor.

Sevgili!
Bedenin gurbette olması ayrılık değildi.
Ruhun gurbette olması ayrılığın kendisiydi.
Hüzünlü bir vedaydı ayrılık.
Acı da olsa veda etmek, vuslata erişmenin yoluydu.

Bilmez misiz ey talip!
Vuslatta ayrılıktan söz edilmez.
Vuslata erişen kalpler, ölümsüzdür.
Ölüm, ayrılık mı?...
Bir girizgâh…
Sonsuzluğun ritmine atılmış bir adım…
Bir başlangıç…

Memdoğlu...