canan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
canan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2021 Cuma

Hiç’lik Pınarı!..

Can, canana küser mi?
Nice “hiç”lik pınarında,
Canandan vazgeçer mi?
Cananı ateşten kuyuda bırakıp,
“Yok”luk ambarında “var”lık öğütür mü?

Yüreğini gecenin karanlığı kaplarken,
Hayallerinde ûkbayı saklayıp, sayıklar mı?
Can, ‘canım’ dedikçe…
Bağrına basıldığını hisseden canana…
Sırtını döner,
Acılar içinde bırakır mı?

Ömrünü “can”ın ömrüne verirken!..
“Hiç!” olmak için!..
“Var”lığında “yok”luğu arar mı?
Hiç’lik yolunda,
Can, cananı yorar, terk eder mi?
Visale hazırlanırken!..
Azıcık nazına küser mi?

Memdoğlu…

8 Haziran 2016 Çarşamba

Can ve Canan!...

Can cana dokunursa, 
“Can” olur, “canan” olur…
Ey Can! 
El mi oldun, yoksa yel mi?
Estirdin toz ile dumanı,
Ne can bıraktı, ne de canan…
Kasırga misali tufanını öyle estirdin ki
Doğacak güneşe gölge oldun.
Ne güneş doğdu, ne de tufan durdu.
Bari toprak gibi ört dedim öfkeni,
Ne toprak gibi örttün, ne de sükût ettin.
Dokundukça “yandım” dedin.
Dokunma, yanma gönüldeki edadan, 
Köz olmayan alevden!
Bedendeki Leyla'ya da dön sırtını.
Belki geçer yangının.
Bilmedin ki yaktığını.

Ey güzel gözlü Yâr!...
Düşüyor ellerime zannetme damla yaşlar.
Düşen gönlümdeki sana ait yakarışlar
Almıyor ki avuçlarım, 
Ne çok doluyor içimdeki okyanuslar.
Ne olduğum yer bana dar,
Ne de ben olmasam açılacak bir yar.
Gör işte ey Can!
Yaktın dediğin kendi yandı,
Ne toprak olabildi, ne sel.
Bir avuç kumda kaldı ser.
Ne ateş oldu, ne de kül,
Kim bilir?
Belki bir gün, 
Bir fidan da olur bir gül…

            Memdoğlu

19 Mart 2016 Cumartesi

Yalnızım…


Gönül ne makam istedi, ne de mevki.
Ne miskinlik, ne de şatafat,
Bakışlarında bir ışık, yüreğinde bir masal
Sadece Seni, sadece Seni…

Yine, yalnızım!
Turnalar gibi göçecek ne yerim, ne de yurdum var.
Bırak, bakmasın gözlerin gözlerime.
Yorgunum, sarmala şu sana meftun ruhumu
Ellerim ol, kollarım ol, cananım ol…


Hep yapayalnızım!
Bir rüzgârın esintisiyle yıkılmaktan korkuyorum.
Gölgem ol da gölgene tutunayım.
Tut elimden ki
Sen olmayan yalnızlıktan kurtulayım.

İstemem gülün çeşitlerini,
Kalbime ektiğin güllerinle yetinirim.
İstemen bu canda bir başka sıcaklık,
Üşüdükçe miras kalan sevginle ısınırım.
Yaralı gönlüme uzat ellerini,
Bir daha yalnız ve kimsesiz bırakma sevgilim.

Memdoğlu...