Ukba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ukba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2021 Cuma

Hiç’lik Pınarı!..

Can, canana küser mi?
Nice “hiç”lik pınarında,
Canandan vazgeçer mi?
Cananı ateşten kuyuda bırakıp,
“Yok”luk ambarında “var”lık öğütür mü?

Yüreğini gecenin karanlığı kaplarken,
Hayallerinde ûkbayı saklayıp, sayıklar mı?
Can, ‘canım’ dedikçe…
Bağrına basıldığını hisseden canana…
Sırtını döner,
Acılar içinde bırakır mı?

Ömrünü “can”ın ömrüne verirken!..
“Hiç!” olmak için!..
“Var”lığında “yok”luğu arar mı?
Hiç’lik yolunda,
Can, cananı yorar, terk eder mi?
Visale hazırlanırken!..
Azıcık nazına küser mi?

Memdoğlu…

3 Şubat 2015 Salı

Nerede?


Akşam olunca hüzün çöker içime,
Sorarım kalbime sevdiklerin nerede?
Uzaklardan bakıp, parlayıp sönen,
Hani kömür karası gözlerin şimdi nerede?

Yıldızlar kaybolup tanyeri ağarırken,
Pencereme “hû” diyen kumrular nerede?
Şafakta ezan ile gönül kapımı çalan
O mis kokulu seher yeli şimdi nerede?

İlkbaharda açardı tüm çiçekler,
Dallarda uçuşan kuşların nerede?
Bülbülün sesiyle uykudan uyanan,
O mahmur bakışların şimdi nerede?

Şimşekler çakıyor, her yer karanlık
Dünyamı aydınlatacak ışığın nerede?
Ağlıyor gökyüzü, ıslanıyor sokaklar,
Gözyaşlarımı silecek mendilin nerede?

Dünya dönüyor, gündüz ve gece,
Senden önce gelenler, şimdi nerede?
Tren kalkıyor, ukbaya göç var,
Solmaz dediğin o gençliğin şimdi nerede?

Memdoğlu...