14 Aralık 2020 Pazartesi

Söyle Neden!?.

Odamı aydınlatan ay ışığında,
Sessizliğine sığındın gecenin.
Bir şiir dokundu yüreğime.
Eylül ne kadar masum ise!..
Ekim, o denli mahzundu yine.
Yanan kandillerde gece rakstayken hüzün,
Düşüyor aklıma ansızın,
Ayın şavkından farksız o yüzün.
Güneşte kuruyup, yağmurda ıslanan,
Sonbaharda resmiydi yine ayrılığın.


Her zorluk aşılır,
Yürekteki zorluk aşılır mı Leyla!?.
Yağmalanmış ülkemde,
İçin çeker vaveyla!..
Yıldızlardan taç yaptığım gökyüzü kıskansın.
Sana ait ne varsa dokun,
Dokun ki narınla harlansın.
Açsam da  kapasam da gözlerimi!..
Söyle neden?..
Neden, her yerde sen varsın!?.

Memdoğlu…

10 Aralık 2020 Perşembe

Kocaman Çocuklardık Biz!..

Bezden futbol topu,
Kese kâğıdından uçak,
Çamurdan oyuncaklar yapardık…
En lüks arabalarımız,
Asırlık ağaç kökleri olurdu…
Sıcak sac ekmeğine sürülmüş, şekerli;
Taze tereyağlı ekmeği çok sever,
Arkadaşlarımızla paylaşırdık…
Gökkuşağının renklerine ip bağlar,
Rengârenk hayaller kurardık.

Kavgayı bilmez,
“Küs” demeyi bile beceremez,
Küsemez…
Ser verir, sır vermezdik.
Kelâmdan çok, susmayı bilir,
Akşamı iple çeker…
Radyodaki arkası yarınları dinlerdik.
Gaz lambası ışığında kitap okur,
Ders çalışırdık.
Yüreği kocaman çocuklardık biz…

Memdoğlu…

1 Aralık 2020 Salı

Nar-ı Aşk!..


Harabe olmuş gönül, yara kabuk bağlamaz.
Lokman Hekim de gelse, derde çare bulamaz.
Bakışın acı gülüş, sükûtun sessiz feryat.
Yokluğun ateş topu, varlığın ab-ı hayat.

Seninle arz-ı endam yaşamakmış baharı.
Bir tutam huzur sende, cennet-i alâ tadı.
Yüreğin ve gözlerin, sanki firdevs bahçesi…
Nazarın ömre ömür, ölüm aşkın katresi.


Yürekte kül olan, bir daha alevlenmez.
Aşk ateştir, alevlenir; yanar, yakar kül olmaz.
Aslolan, küllerinden tutuşmak alev, alev.
Bırak yansın cismi aşk, sen onun nurunu sev.

Memdoğlu…

20 Kasım 2020 Cuma

Kınalı Yürek!..

Yine hüzün çöktü geceme.
Yıldızlara ve aya anlattım,
Rüzgâra meydan okuyan zülüflerini.
Sessiz, sedasız ağladı,
Bir kez daha seni andı kalbim.

Yaşatmak için içimdeki seni!?.
Rüyalarıma sarıldım,
Tutundum kirpiklerine…
Aster çiçeğiyle süslenmiş bakır bir tepside,
Kına yakılmış yüreğim vardı.
Sundular, tutsağı olduğum gözlerine…
Sen bende yaşarken…
Ben, ölümü sevecek kadar yalnız…

Memdoğlu…

13 Kasım 2020 Cuma

İncili Kaftan!..

Beden ülkesinin başkentinden vuruldum.
Merhem diye şiirler sürdüm yaralarıma.
Ağlasam ne fayda, gözyaşım ruhuma yudum.
Ben bende değilim; beni “ben”de arama.

Mutluluk, çalılardan bir duvarın ardında.
Gülleri gözlerimde cezbeye gelir.
Dikenleri battıkça kokusu damarımda.
Felç olan yitik sevdam aklıma gelir.

Kıymet bilen kullar yere göğe sığdırmaz.
Oysa o kıymettir kendi asıl değeri.
Ne yere ne göğe gönülden hâl sorulmaz,
İnsan özünde neyse, odur gerçek ederi.

Güneş olsan tepede, ineceksin yine de…
Zirveler kalmak için değil, aşılmak içinmiş.
Yolcusun, yola revan iki günlük gecede.
Pembe incili kaftan, meğer kefen içinmiş.

Memdoğlu…

4 Kasım 2020 Çarşamba

Hiç!..

“Hiç”liğe doğru yol almak, yolun sonundan.
“Hiç” ile hasbihale kulaç atmak,
Müphem melodiler ardından…
Boğulup, müptela olmak.

“Hiç”liklerde “hiç” gibi, “hiç” içinde yok olup,
“Hiç” denilen ateşten hırkayı giydiniz mi hiç?
“Hiç” diyerek, yüreğinize zehirli ok saplandı mı hiç?
Sevgilinin diyarında tekme atıp çakıla…
“Hiç”sizliğe bakarak, gözünüz ıslandı mı hiç?

Hiç, “hiç” diyerek, “hiç”lik denizinde bir “hiç”im,
Akrepten badeler devşirir içim, dediniz mi hiç?..
Hiç, “hiç” diyerek!..
Acınızı ve hüznünüzü perdeleyen gökyüzünü,
Bir kuyuya kapatıp, demlendiniz mi hiç?

İşte!...
Hiç bilmediğim şeylerin “hiç”liğini ararım…
Bir “hiç”in düğümünde, anahtarsız kilidim.
Vur "hiç"i hiçliğime, “hiç”liklerim dokunsun.
“Hiç”in eli kulağında, selalarım okunsun.

Memdoğlu…

 

1 Kasım 2020 Pazar

Sonbahardı Adım!..

Ömür kokardı gözlerin.
Baktıkça!..
Uçmak için turnalar gibi kanatlanırdı yüreğim…
Sessiz çığlıklara dönüştü.
Arş duydu, sen duy(a)madın.
Sır oldu yitik sevdam.
Şiirlere gizledim seni,
Gül buldu, sen bul(a)madın.
Karardı yüreğimin al gülü…
Dikeni miras kaldı ellerimde.

Bak!..
Eylül de geldi.
Eylülde de gelmedin…
Ondandır işte acım.
Güz sancısı çekiyor ruhum.
Hazan mevsiminde düştü içime cemre.
Hüzündendir rengim
Ekimde titrer, kasımda ağlar hayallerim.
Sonbahardı adım.
Evet, ayrılık mevsimi,
Sonbahar benim adım.
Son-bahar!..

Memdoğlu…