nazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2020 Salı

Nar-ı Aşk!..


Harabe olmuş gönül, yara kabuk bağlamaz.
Lokman Hekim de gelse, derde çare bulamaz.
Bakışın acı gülüş, sükûtun sessiz feryat.
Yokluğun ateş topu, varlığın ab-ı hayat.

Seninle arz-ı endam yaşamakmış baharı.
Bir tutam huzur sende, cennet-i alâ tadı.
Yüreğin ve gözlerin, sanki firdevs bahçesi…
Nazarın ömre ömür, ölüm aşkın katresi.


Yürekte kül olan, bir daha alevlenmez.
Aşk ateştir, alevlenir; yanar, yakar kül olmaz.
Aslolan, küllerinden tutuşmak alev, alev.
Bırak yansın cismi aşk, sen onun nurunu sev.

Memdoğlu…

1 Haziran 2018 Cuma

Dilrûba!...


Ne gecenin derin sessizliğinde,
Ne gündüzün kalabalık sokaklarında!..
Ne de denizlerin çekildiği kimsesiz sahillerde arama hüznünü?
Çünkü hüznün hep benimle,
Yüreğimdeki saklı evde Dilrûba!...


Taşlarda hayat bulduk ya!...
Sen lâl, ben kehribar…
Lâl sabrın olurken, kehribar şükrüm oldu…
Çaresizlik mi?
İki taşın ortak haykırışıydı Dilrûba!…

Gönül, “Yâr!” diyerek inler ah û zar ile
Dil lâl olup sükût eder, sabr-ı sebat ile…
Yakamoz misali parlarken gözlerin karanlıkta…
Bir nazar-ı takdirin,
Kalbimi mecruh, ruhumu esir etti Dilrûba!...

Özlemin bu cana ateşler saçarken,
Sensiz ama seninle konuştum dün gece…
O selvi boyunu, o mah yüzünü…
Uzaklarda ararken yaşlı gözlerim,
Hayalimden bir an gitmez oldu Dilrûba!...

Memdoğlu…