kağıt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kağıt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2018 Çarşamba

Sessiz Çığlık..!


Ellerim toprak kokardı, saçlarım yağmur…
Hasretim sen, sensizlik hüzün,…
Gözlerim ayrılık, ayrılık ise acı kokardı…
İçimde “sessiz” bir fırtına kopuyor, duyabildin mi?!...

Yüreğimin sessiz çığlığıydı, gözlerinde gördüğün…
Hissettiğin şey,…
Sen’de ki ben, bende ki Sen’din…

Yazmak istedim, yazamadım…
Sebep mi?...
Kalemim, “eksik yazarım” diye yazmaktan korkuyor…
Kâğıt, “bu yükü taşıyamam” diyerek izin vermiyor…
Yüreğim mi?...
O da yazma, bende kalsın, bende hayat bulsun diyor!…

Ey Yâr!...
Sen yazıl(a)maz, yaşanırsın…
Bırak umutsuzluğu, hüznü ve kederi…!
Gözlerinden süzülenler yüreğime aksın…
“Sessiz çığlıklarım” ile yankılansın...

Memdoğlu...

23 Şubat 2016 Salı

Sitem!...


Yine bir akşamüstü...
Hava soğuk, ruhum fırtınaya tutulmuş gibi.
Güneş batarken, yeryüzü hüzün dolu,
Merhamet göğe çekilmiş.
Bir tek yol arkadaşlarım, kalem ve defterim…
Dökülen sözcükler, kabaran duygularıma ait.
Sitemlere sığmayan bir feryat.
Kırık kalbim için
Ağlıyor kalem, ağlıyor defterim.

Ansızın gelen, ustamdı.
Görmesin, üzülmesin diyerek,
Duygunun saf hali kelamı çöpe attım hızlıca.
Ustam,
Zarifçe buruşuk kâğıdı aldı çöpten.
Bakışlarıyla ruhumu okumuş,
Sessiz çığlıklarımı o da onaylamıştı.
Gözleri ıslandı, dayanamadı.
Ağır sitemlerim onu da çökertmişti.
Başını kaldırdı: “Bu mısralar Leyla’yı anlatmışken,
Nasıl çöpe atarsın?” dedi.

Çaresizdim, öylesine harap, öylesine bitaptım ki?
Sevgili çerçöpün içinde kıvranıyor
Leyla’m zebun olmuş…
Yüreğimin sultanı göklerde değil, yerlerde sürünüyor.
Feryadım kime?...
Sevgiliye mi, Leyla’ya mı, gönül ustasına mı?...
Bir dehlizdeyim…

Memdoğlu...