perde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
perde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2025 Cumartesi

Perde!..

Bir dem ki!..

İçimde tütsülenen hecelerden,

Anlamını arayan kelimelerde kayıp.

Sessiz ve sensiz aşınırken ömrümün sahili,

Mehtabı izliyorum, gözlerimi kapatıp.

Sonbaharın can çekişen tonlarında yansa da yüreğim,

Ben yine sana üşüyorum.

 

Zamanın rüzgârı perde perde...

Zihnimdeki uçurumdan anılarımı savuruyor.

Ufukta kızıl güneş gibi batarken özlemin!..

Sağanak sağanak yağıyor gönül bahçeme hüzün.

Gökyüzünde uçan turnalarda ararken kokunu,

Ruhuma şifa gülüşüne, perdedir perçemin.

 

Hasretin sükûtta…

Sızıma gölge olsun hayalin.

Sitem ettikçe yüreğim,

Gözlerime per’de olsun o gözlerin.

 

Memdoğlu...

 

23 Ocak 2021 Cumartesi

Gülen Gözlerin!..

Yürekte yaktığın ateşten fazlası yok gayrı.
Bırak!..
Ruhumu rüzgâra sarsın zülüflerin.
Kabuksuz yarama merhem olsun nazarın.
Derdime nazire!..
O mahur, mahmur bakışların.
Bakışların ki!..
Karanlığı aydınlatan ışık.
Gülen gözlerin,
Sıratın üstünde tutan el…


Okursun diye!..
Şiir yazdım gökyüzüne,
Perde oldu bulutlar.
Düşünce trenime binince hayalin,
Canlandı yine tüm anılar.
Teselli oldu.
Sonbahar gibi hüzünlü yüreğimi,
Renksiz bırakıp giden,
O gülen gözlerin…

Memdoğlu…

11 Eylül 2017 Pazartesi

Emanet...

Paha biçilmez bir değerdir emanet.
Sevdiğin ve sevildiğin gönülde yer bulduğun,
Al! Canım, kanım senin olsun dediğin,
Ebedi bir teslimiyettir emanet…

Gözlerinden akıttığın gözyaşı,
Dilinden düşüremediğin söz,
Teninden sakınıp, kefen olarak gördüğün
Siyah perdenin indirildiği, bir güneşliktir emanet…

Dikenli yollara koşarak çıktığın,
Kör kuyudaki kızgın ateşe düştüğün,
Rüzgârın bile esip söndüremediği,
Seni sonsuzluğa götüren, sessizliğin ismidir emanet…

Bakarken kıyamadığın,
Severken doyamadığın,
Yokluğuyla yoğrulup olgunlaştığın,
Uçsuz, bucaksız yangının izidir emanet…

Hazan mevsimi Sonbahar da
Ağaçlardan dökülen yaprakların
Toz bulutlarıyla uçuşarak fırtınaya dönüştüğü,
Ve Dünya’nın merkezine düşerken
Yeniden yeşeren, umudun adıdır emanet…



Memdoğlu…

28 Mart 2016 Pazartesi

Meçhule Yolculuk!


Her yaşta farklı dünyaların açıldığı,
Bir garip yolculuktur hayat…
Açılan dünyaların birbirine benzersizliği de cabası.
Yıllar dediğimiz ve çok çabuk eskittiğimiz bu dünyada,
Tek kalıcı olmayan şey, huzur ve mutluluk.
Nedense her teşebbüsümüzde, bir avuç zehir saçarak geçiyoruz...
Sıra sıra, dize dize, dünya dediğimiz;
Yıl dediğimiz ve aslında yok ettiğimiz değer,
Varlığımızın ta kendisi...

Dünyaya ışık saçan inci tanesi parlaklığındaki
O şaheserden akıttık gözyaşlarını.
Zemheri soğuğu gibi olan hüzünler…
Acılar ve kırgınlıklar kapışılıverdi.
Kutsal olan her şey ellerimizde kaldı.
Yolculuğumuz ne kendimize, ne sevgiliye…
Anladık ki yolculuğumuz,
Perdenin ardındaki o muhteşem güzelliğe…

Memdoğlu...