ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2023 Cuma

Bu Gece!..


Mevsimlerden yaz, aylardan ağustos.
Hava sıcak, yıldızlar şaşkın; üşüyor gece.
Bir sis bulutu çökmüşken yüreğimin üstüne,
Cırcır böceklerinin senfonisi eşlik ediyor hüznüme bu gece!.. 

Kerpiçten evlerde geçmişin izleri.
Duvarlarında hapsolmuş sır ve gizleri.
Avlusunda annemin dem’e dokunan sözleri.
Gökyüzüne merdiven olmuş, dut ağaçları bu gece...

Sessiz ve sensiz yudumlarken bardaktaki çayı,
Çalıyor radyoda yine bir ayrılık türküsü.
Deli deli aksa da yüreğimdeki Fırat,
Perde olmuş dolunaya bulutlar bu gece.

Gölgemde ruhumum kırıkları,
Acıdan lime lime olmuş kelimeler.
Çiçekler donuk, dalında sükût etmiş gül.
Rüzgâra karışmış nefesin.
Bu gece, evet bu gece;
Gövdesinden kopartılmış ağaç kökü gibiyim sende... 

Memdoğlu...

 

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Ciğerparem!...

Seni kollarıma aldığım o ilk gün.
Daha dün gibi…

Bebeğim?
Sen dünyayla tanıştığında,
Ay ve güneş gülümsememi izliyordu.
Yeni yeni atmaya çalışırken adımlarını,
Benim ruhum, âlemin kapısına doğru yürüyordu.
Çiçek bahçelerini andıran o gamzeli gülüşlerin…
Zeytin karası gözlerinle bakarken bana,
Gökyüzünde uçan kuşlar bile
Mutluluğuma şahitti...

Bebeğim!
Küçücükken sen!
O masum, cennetsi kokunu çekerdim ciğerlerime
Ve açılırdı nefesim…

Şimdi…
Ne çabuk geçmiş o koca yıllar?
Bir kuğuyu andıran o beyaz kanatlarınla,
Yuvamdan uçmaya hazırlanıyorsun…

Kalbi merhamet baloncuklarıyla dolu şu “baban!”
Sevgiyle besleyip büyüttüğü gönül gülşenini
Gözyaşlarıyla ıslatır.
Bir bahçevan gibi, sabır ve şefkatle
Yüreğimde büyüttüğün o muhabbet güllerini,
Bir deste buse ve tebessümle sunuyorum.

Hüznün ruhumu sardığı,
Sessizliğin çöktüğü karanlık gecelerde
Sizleri tüm kötülüklerden korusun diye.
Dualarımı ulaştırıyorum Rabbim’e…

Memdoğlu...

18 Mart 2015 Çarşamba

Anne!...

Anne!
Dün gece bir kez daha rüyalarımı süsledin.
Yüzün ay gibi parlıyor, gözlerin nur saçıyordu…
Kucağın her zamanki gibi sımsıcaktı.
‘Sen kimin sevgilisisin?’ diye sorduğumda,
Eksik etmediğin o tatlı tebessüm ile bakıyor,
Her zamanki gibi “Küçük oğlumun” derken,
Dilinden baldan da tatlı
Sevgi ve şefkat dolu sözler damlıyordu.


Elinden tutmuş, “kâinatın merkezi”ne doğru yürüyorken,
Hasretinden mi, özleminden mi bilemiyorum,
Ansızın benim de “sol yanım”a acı bir sızı giriyordu.
Nefesim kesilip tam da düşmek üzereyken,
Kollarına alıp sımsıkı sarıldığında,
O mübarek tenin, yine cennet kokuyordu anne!

Rüya da olsa bitmeseydi keşke o güzel anlar.
Sahi ya hayat da bir rüya değil miydi?
Hakikatle yüzleşeceğimiz ana kadar
Devam edecek olan “tatlı” bir rüya…

Memdoğlu...