16 Ekim 2021 Cumartesi

Ahûzar!..


Düşünce hayal âleminde.
Demir attı gül dalına, topraktan habersiz.
Gözler, turkuaz mavisinde esir. 
Yürek, sessiz gemi.
Geziyor hüzün denizinde.
Yelkenlerinde kelebeklerin hüzzam makamı kanat çırpınışları...

Duvarda!..
Zeyl Vadisi'ndeki zambaklar kadar mahzun resmin.
Bir o yana, bir bu yana...
Gölgesi düşüyor şiire.
Şiirde yine gözlerin...
Sabırla umut tarlasına döküyor hasret tomurcuklarını.

Sen gibi, gölgende kayboldu ansızın.
Vaz mı geçtin şiirlerimizden!?.
Vaz mı geçtin ikimizden!?.
Oysaki o dizeler...
Yüreğimizin sesi, çığlığı değil miydi Ahûzar!?.

Memdoğlu...

8 Eylül 2021 Çarşamba

Senden Gayrı!..

 

Balköpüğü gözlerinle bakmak için değil,

Yakmak için bakıyordun yâr!..

Kül olmamak için yanmayı göze alıyorken ben,

Yine seni düşledim, en müphem düşlerimde.

 

Yüzün, geceyi aydınlatan dolunay gibi;

Işık oldu yoluma.

Nefesin, ılgıt ılgıt esen sam yeli misali...

Dokundukça tenime,

Huzur verdi kalbime dargın ruhuma.

Kokun, gül rahiyasından farksız.

Mutluluğun adını sabitlerken,

Kalp, yine sen de esir...

 

Yüreğimde sen varken,

Akıl süvari, binek serkeş.

Basiret şaşı kalmış,

Düşünce hikmete aç; fikir firarda.

Bedenim,

Mengene dişlileri arasında sıkışmış ham demir metali...

 

Vazgeçmek mi?

Asla!..

Vazgeçmemek için,

Vazgeçmeyi senden öğrendim yâr!..

Bir canımı astım bu beyhude bedene,

Geriye dönüp bak lütfen 

Senden gayrısı mı var?!.

 

Memdoğlu...


25 Ağustos 2021 Çarşamba

Can Buldum!..

Bu gece!..

Nağmelerin kalbinden

Kaleme dokunuyor sesin,

Hüzün katıyor kelimelere.

Söyler misin?!.

Yürekteki yaraya merhem olur mu?

Elindeki gonca gül?..

 

Hazan mevsiminde

Kopardılar hayallerimi.

Görmediler yürekte yanan ateşi.

Söndüremedi…

Ne sonbaharın yağmuru,

Ne de kışın ayazı…

 

Kayboldum,

Âleme nazar eden gözlerinde.

Vuruldum heybetine, fidan boyuna.

Süzüldüm meçhule…

Güllerde aradım kokunu.

Kaybettim derken,

Can buldum ellerinde.

 

Memdoğlu…



 

13 Haziran 2021 Pazar

Tac-ı Edep!..

Işığı az, sisli ve kararsızdır.

Yüreğimin hüznünü örtmese de

Yeryüzünün acısına perde oldu Kasım.

Hüznün "hı" ve "nûn"  harflerinde ararken…

"Kaybettiğin şey için üzülme!" dedi.

 

Ve ekledi...

"Kaybettim dediğin,

Aslında 'hiç' bulamadığın 'aşk' değil mi?

Ucuz değil ki aşk.

Bulmak için, yanmalı,

Yanmak için bulmalı aşk'ı.

Eğer halâ akıllıysan,

Hiç 'âşık' olmamış,

Olamamışsın demektir.

 

Belki özlem, belki hicran, belki de acı.

'Sabır ve aşk' ile giydirir tacı.

Sevgi, sevilmek, emek...

En çok da 'edep' demektir aşk.

'Aşk' ile yüreği sarıp,

Ruhu okumaktır." dedi Yâr...


Memdoğlu... 

1 Haziran 2021 Salı

Vuslat Türküsü!..


Bakınca!
Gülüyordu gözleri.
Dokundu yüreğime,
Gözlerime gülen gözleri.
Sırrı müphemdi sanki.
Anka Kuşu gibi ateş saçan gözleri.
Süzüldü Kaf Dağı’ndan,
Kondu içimdeki giz dağına.
Hangi beşer dayanırdı ki
O bakışın narına?..

Ey benim gönül çalanım!
Gör işte, bak!..
Karardı düşlerim,
Tükendi haykırışlarım.
Dikenli yollarda,
Gölgesiz kaldı hüzünlerim.
Sensizliğin sessizliğinde,
Geceyi aydınlatan yıldızlara sığındım.
Adın anıldığında,
Dile geldi lâl olmuş yüreğim.
Vuslat türküsü diye,
Yine seni söyledim,
Yine seni diledim…

Memdoğlu…

5 Mayıs 2021 Çarşamba

Ateş ve Gül!..

Seni sevdiğimi fısıldadım kırmızı güle.

Belki koklarsın diye, değmek için tenine…

“Bilir misin, aşk da ateşe benzermiş.

Söndürmek için üflemeyegör!

Yüreğinde beslendikçe alevlenirmiş…

Yüzümdeki bu kırmızılık,

İçimdeki ateşin kızıllığıdır.

Yanarken yakamamanın sancısı,

Gülü dile getiren sevdanın acısıdır.

Dokunma, yanarsın!” dedi gül.

 

“Sinemi alt üst eden zelzele,

İçimdeki çırpınışların çarpıntısıdır…

Müebbete mahkûm etmiş sevdiğimden,

Meryem’deki İsa gibi kalmışlığımdır.

Sökülürken sevdam ilmek ilmek tenimden!

Sevgilideki yumak içinde kördüğüm oluşumdur.

Bak, evet; bak yüzümdeki kırmızılığa!..

Uyumadan yâre bakıp bakıp dalmışlığımdır.

Yola revan olmadan küllerimi savurup,

Menzile varmışlığımdır.” dedi gül.

Ateş ve gül…


Memdoğlu…


1 Nisan 2021 Perşembe

Muamma!..

Zemheri sancısı sarmış,

Yine çatmış kaşlarını.

Hüzünlü kirpikler altında,

Buğulu ıslak gözleri.

 

Tebessümün yok bugün.

Gül ey nazlı sevdiğim!.

Yeter artık ömrümü,

Ayazda dondurduğun…




 

Yürekte filizlenir,

Şiire dokunur sevdalar.

Sinemde nakışlı ismin

Benden bana gizlenir.

 

Kâh rüzgâr olup estim,

Kâh bulutlara karıştım.

Kâh dolu gibi yere düşüp,

Derdim ile dertleştim…


Sevdan yeşersin diye,

Tohum oldum gömüldüm.

Sen koktun benden bana,

Gözlerimden döküldüm.

 

Ömür ki bir muamma

Bilmedin neler çektim?

Yaşıyor sanma beni!..

Seni severken öldüm…


Memdoğlu…