boğaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
boğaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mart 2022 Cuma

Sultanım!..


Seni düşledim yine...

Dokunman için yüreğime!..
Şehrin dar sokaklarını, ıslak kaldırımlarını arşınladım.
Geçmişin hüzünlü güz ve kış gecelerini,
Lambaların solgun ışıkları bir tül gibi örtüyordu.
Boğaz'ı kaplayan pus,
Ruhumun tellerine dokundukça,
Su yüzeyine adın yazılıyordu  Sultanım!..

 

Büyülü bir aynaya benziyordu yüzün.
Yeni eski, acı tatlı, korku ve neşenin birbirine karıştığı...
Işık huzmelerinin ipek böceği gibi parladığı loş gecelerde,
Hüznün tatlı boğuntusu,
Sevgi çiçeği üstüne konan bir kelebek gibi açıyordu kanatlarını.
O kanatlarda da ismin yazılıydı Sultanım!..

 

Dünyanın hoş ve de boş…

Bitip tükenmek bilmeyen çocuksu oyununa
Kapıldık, gidiyoruz.
Gayya kuyusunda rüzgârın tizz uğultusu...
Acı denizinden kalbimin sahiline vuruyor hasretin.
Mutluluk dalgalarının oluşturduğu köpük tabakası kaplarken ruhumu.
Göğüs ve beden, bir tek sende birleşti Sultanım!..


Memdoğlu...

10 Nisan 2020 Cuma

Otel Odası 2705!...


Dışarda sis…
Caddeler boş, sokaklar sessiz…
İzliyor İstanbul’u Çamlıca Kulesi.
Ayasofya öksüz,
Sultan Ahmet mahzun…
Boğaz suları köpüklü ve durgun…
Sahillerde sadece martılar.
Ağaçlarda sadakatin sembolü kumrular
Yüzlerde yorgunluk,
Gözlerde endişe ve korku…
Nefesini tutmuş, ihtiraslı değil gökyüzü…

Toprakla buluşsa da rengârenk laleler
Hüzün kokuyor bu bahar açan çiçekler.
Leylaklar renksiz…
Kan damlatıyor dalından beyaz güller...
Sevgi ve şefkate muhtaçken ruhlar…
Sarmış dünyayı virüs afeti,
Ölüm kusuyor insanlık…
Hazırlan ey nefs!...
Yola revan oluyor sonsuzluk kervanı…!

Memdoğlu…

26 Mart 2020/İstanbul