medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Şubat 2016 Salı

“Aydın” Olmanın Ölçüsü!...

Hep merak etmişimdir, bu kez aklımdayken sormak istedim?
Türkiye’de aydın olmanın ölçüsü nedir?

Aydın olmanın ölçüsü,  boy ve kiloya göre mi belirleniyor?

 Yoksa cinsiyetine göre mi?

Ya da medeni hallerine bakılarak mı belirleniyor?

Türkiye’de aydın olmanın ölçüsü, aydın diye addedilen kişinin yaşam standardına göre midir?

Bir kişinin “aydın mı, değil mi” olduğuna karar vermek için, ayakkabı numaralarına mı bakılıyor?

Acaba Batı’ya olan hayranlık mıdır aydın olmanın ölçüsü?

Veya son dönemlerde olduğu gibi, Türkiye’yi uluslararası platformlarda şikâyet etmek midir?

Aydın olmak için, ülkeyi kan gölüne döndürmeye kararlı bir terör örgütünün şiddetini meşrulaştırmak mı gerekir?

Aydın olmanın ölçüsü, kutsala hakaret; beşeri kutsallaştırmak mıdır?

Aydın olmak için, PKK ile mücadele eden devleti, güvenlik güçlerini tahkir etmek mi gerekir?

Aydın olmak için,  ölçü olarak, ne idüğü belirsiz fikirler mi baz alınıyor?

Yoksa farklı televizyonlara çıkarak, hepsinde benzer şeyleri tekrarlayıp durmak mıdır, aydın olmak?

Aydın olmanın ölçüsü, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmiş/eden devlet büyüklerine hakaret ve küfür etmek midir? Milleti temsil etmiş/eden bir şahsiyeti sevmiyor, beğenmiyor olabilirsiniz. Bu his ve düşüncelerinizi ona küfür ve hakaret ederek gösterme hakkını nereden buluyorsunuz?

Aydın olmak,  kendi insanını beğenmeyip, “dağdaki çobanla benim oyum eşit olamaz” diye feryat etmek midir?

Bunları neden mi soruyoruz?

Peşinen söyleyelim,  bu ölçütlerin aydını değiliz, olmak da istemiyoruz.

Aydın olmak için kariyer sahibi olmak gerekmez.

Aydın olmak için yabancı hayranı olmak gerekmez.

Aydın olmak için Nişantaşı’nda ikamet etmek de gerekmez…

Aydın insan; ırk, mezhep ve ideoloji taassubu yapmaz. Yapıyorsa “bin” bilse de sıradan bir “cahil” olmaktan kurtulamaz.

“Aydın”lık kalpte başlar, bakış açısında biter.

Ve kalbi “aydın”lık olmayanın, dünyası aydınlık olmaz.

Hak ve hakikatten yana olmayan bir vicdan, hiçbir zaman aydın olamaz.

Hak ve hakikatin ölçüsünü ise İslami, Kur’an ışığında insani bir anlayış ve yaşayıştır.

Eviniz, yuvanız, kalbiniz hep “AYDIN”LIK olsun efendim.

8 Ağustos 2015 Cumartesi

PKK’nın Medya Gücü!...


PKK, ilk basın yayın faaliyetine 1976 yılında daktilo ile yazdırdığı ve teksir ettirerek çoğalttığı “Kürdistan Devrimcileri ve Ulusal Kurtuluş Ordusu” bildirileri ile başlamıştır. PKK’nın 1978’de kuruluşunu ilan etmesinin ardından, Öcalan’ın yazılarından oluşan “Serxwebûn” (Bağımsızlık)  dergisi, teksir edilerek dağıtılmış ve bu manada PKK’nın ilk basılı yayın organı olmuştur. Dergi 1982 yılından sonra aylık olarak Almanya’da basılmaya başlanmıştır.

Serxwebûn dergisi, PKK’nın parti-merkez yayın organı olarak, örgüt mensupları ve yandaşları için hem teorik hem de siyasi seviyelerinin yükseltilmesinin yanında, PKK propagandasını yapmak, örgüt tabanını genişletebilmek düşüncesi ve amacıyla yayınlanmaya başlanmıştır. Dergi bu amacını: "Serxwebun, Partinin temel yayını olarak partisel gelişmeyi, parti iç sorunlarının çözüm platformu, siyasal gelişmeleri çözümlemenin projektörü olarak kadrolarımızın temel düşünsel besin kaynağını oluşturmaktadır " diyerek tanımlamaktadır.

“Berxwedan” (Direniş), 1985-1995 yılları arasında PKK’nın cephe faaliyetleri yayın organı olarak ikinci düzenli yayını olmuştur. 1995’e kadar sadece yazılı medyayı kullanan PKK’nın bu tarihten itibaren yayın faaliyetlerinde hızlı bir yükseliş başlamıştır.

1985-1995 yılları arasında, cephe faaliyetleri yayın organı olan  “Berxwedan” (Direniş), örgütün ikinci düzenli yayın organı olmuştur. PKK, 1995’e kadar sadece yazılı medyayı kullanmıştır.  

PKK ilk görsel medya faaliyetini 1995 yılının Ocak ayında Irak’ın Haftanin bölgesinde gerçekleştirdiği V. Kongre sonrasında 30 Mart 1995 tarihinde İngiltere’nin verdiği yayın lisansı ile MED TV üzerinden gerçekleştirmiştir. (Detaylı bilgi için: http://mehmetmemdoglu.blogspot.com.tr/2015/08/pkknn-televizyon-yaynclg-ve-trt.html

 Yurt içi ve yurt dışında çok sayıda radyo üzerinden kısa süreli yayınlar yapan PKK’nın en önemli radyosu, 25 Ocak 2001 tarihinde Belçika’da kurulan ve Brüksel üzerinden yayınlarını sürdüren Denge Mezopotamya (Mezopotamya’nın Sesi) radyosudur.

Örgütün en önemli haber ajansları Dicle Haber Ajansı (DİHA) ve Fırat Haber Ajansı (ANF)’dir. PKK’nın faaliyetleri doğrultusunda yurt içinde faaliyet yürüten DİHA, 4 Nisan 2002 tarihinde kurulmuştur. Örgüt paralelinde ve yurt dışında faaliyet gösteren ANF ise 25 Ekim 2005 tarihinde Hollanda’da kurulmuştur.

PKK’nın legal alanda Türkiye’deki ilk yazılı yayını, 1988 yılında yayınlanan “Toplumsal Diriliş” dergisidir. Yurt içinde basımı gerçekleştirilen Özgür Gündem (Türkçe) ve Azadiya Welat (Kürtçe) gazeteleri ile Avrupa’da basımı yapılan Yeni Özgür Politika gazetesi, PKK’nın önemli yazılı medya ve iletişim araçlarındandır.

İnternet medyacılığı konusunda ciddi bir yayın ağı olan PKK; Türkçe, Kürtçe, Arapça, Farsça, İngilizce ve Fransızca başta olmak üzere birçok dilde yayın yapabilmektedir. PKK’nın, kadın (KJB), silahlı faaliyetler (HPG-BİM), gençlik (YDG-H), cephe (YDK) gibi yan ve alt yapılanmalarının da çok sayıda web sitesi oluşturdukları bilinmektedir. Terör örgütü, internet yayıncılığını da ajitasyon, örgütlenme ve propaganda aracı olarak kullanmaktadır.

Öcalan’ın talimatıyla 2004 yılında Kandil’de kurulan ve PKK’nın ifadesiyle “tarihsel-toplum, demokratik-siyaset, hakikat ve ekonomi-ekoloji” birimlerinden müteşekkil “Abdullah Öcalan Sosyal Bilimler Akademisi”, PKK terör örgütü mensupları tarafından kaleme alınan tarihi, sosyoloji, felsefi, kadın, teoloji, siyaset, ekonomi, ekoloji, dil, kültür ve edebiyat alanlarındaki çalışmaların basım ve dağıtımını üstlenmektedir. Akademinin en önemli amacı; Öcalan’ın İmralı’da yazdığı savunmalarının esas alındığı PKK-Rönesans ve reformunu gerçekleştirmektir. Akademi bünyesinde ideolojik ve güncel konuların tartışıldığı radyo yayınları da yapılmaktadır. PKK’nın kontrolü altındaki medyanın tamamı, kurumsal bir mantalite ile “Abdullah Öcalan Sosyal Bilimler Akademisi” tarafından sevk ve idare edilmektedir.

PKK’nın basın-yayın faaliyetlerine ilişkin düzenlediği kongre ve konferanslarda almış olduğu kararlar irdelendiğinde, karar verildiği tarihte zor gibi görünen hedeflerin çoğuna ulaştığı görülmektedir. Alınan kararların PKK’nın gelişiminin yanı sıra, özellikle yurt dışında faaliyet sürdürdüğü ülkelerdeki maddi gücüne bağlı olarak, basın ve yayın faaliyetleri için yetiştirdiği kadrolar ile orantılı bir gelişme gösterdiği gözlemlenmiştir.

Ayrıca, kültürel programlar adı altında, bölgesel motifleri örgüt söylemleri doğrultusunda kullanarak, Kürt kimliğini ön plana çıkartılmaya çalıştığı görülmektedir.

PKK paralelinde yurt içinde ve yurt dışında yayınlanmakta olan günlük-haftalık-aylık gazete ve dergilerin kamuoyu oluşturmada etkili birer araç olarak rol oynadıkları,  özellikle sempatizan kitleyi yönlendirmede etkili birer araç kullandıkları, televizyon yayınları ve internet yayıncılığının, örgüte sempati duyan kesimler üzerinde etkili olduğu sonucu çıkmaktadır.

Bugün yurt içi ve yurt dışı yazılı, görsel ve sosyal medya hesapları üzerinden, geniş bir yelpazede “basın ve yayın faaliyetlerini” sürdüren PKK’nın bu alandaki faaliyetleri artarak devam etmektedir.